KANUNİ SULTAN SÜLEYMAN (1520 – 1566) - Eğitim Günlüğü - Yakup Çetin
Son Eğitim Makaleleri
Loading...

6 Ocak 2012 Cuma

KANUNİ SULTAN SÜLEYMAN (1520 – 1566)

Tuğrası: Tıklayınız
Babası: Yavuz Sultan Selim
Annesi: Hafsa Hatun
Doğumu: 27 Nisan Pazartesi 1495
Vefatı: 7 Eylül 1566
Saltanatı: 1520 – 1566 (46) sene
Harita: Görüntülemek için tıklayınız

Kanuni Sultan Süleyman, Trabzon'da dünyaya geldi, ve adını Hz. Süleyman'dan aldı. O sırada babası orada vali idi. Babası onu küçük yaştan itibaren çok titiz bir şekilde yetiştirmeye başladı ve emsali görülmeyen bir terbiye ve tahsil ile yetiştirildi. Süleyman 26 yaşında padişah oldu.

Babası Yavuz Sultan Selim'in aniden öfkelenebilen ve acımasızca davaranabilen bir mizacı vardı, savaşa girmeden Doğu'da ve Batı'da düşmanlarına karşı daha sınır ötesinden tehditler savururdu. Babasının ölümü ve kendisinin Padişah olması, "Arslan öldü, yerine kuzu geçti" diye düşünen Avrupalıları sevindiriyordu. Ancak Avrupalılar, çok geçmeden hayal kırıklığına uğradılar. Hanedanlığın başına geçer geçmez bir bildiri yayınladı ve Osmanlı toprakları üzerinde yaşayan bütün uyrukların, hanedana itaati kabul etmelerini, bildiriye geç cevap verilenlerin en ağır şekilde cezalandırılıp düşman ilan edileceğini açıkladı. Avrupalılar çok geçmeden Osmanlı tahtındakinin bir kuzu olmadığını anlayacaktı...
Sultan Süleyman çevresine alimleri ve sanatkarları topladı.Büyük bir devlet adamı olan Kanûnî Sultan Süleyman aynı zamanda ünlü bir şairdi. Meşhur şiirlerinden birisi şudur:



"Halk içinde muteber bir nesne yok devlet gibi
Olmaya devlet cihanda, bir nefes sıhhat gibi.
Saltanat dedikleri bir cihan kavgasıdır,
Olmaya baht ü saadet dünyada vahdet gibi".

Kendisine Kanüni denmesi, yeni kanunlar icad etmesinden değil, mevcut kanunları yazdırtıp çok sıkı bir şekilde tatbik etmesinden dolayıdır. Zamanında İngiltere Kralı. Vlll.Henry, İstanbul'a bir heyet gönderip, adalet mekanizmasının nasıl işlediğini tetkik ettirerek kendi memleketine örnek almıştır.
Avrupa tarihçilerinin Muhteşem Süleyman (Süleyman the Magnificent) dedikleri büyük hükümdar, büyük dedesi Fatih gibi sayısız seferlere bizzat kendisi iştirak etmiştir.

O'nun kanunları, daha sonraları birçok farklı uluslar ve devletler için anayasalarının temelleri oldu. Süleyman, çağının en üstün tek mutlak hükümdarıydı. Osmanlı mimarisinde, klasik dönemi başlattı, dünyanın, o güne kadar görmüş olduğu en muhteşem yapıtları yaptırdı. Süleyman, zenginliğin ve bu birleşmenin temelindeki tek isimdi... ve dikkatini muazzam olacak bir mimarinin daha da gelişmesine odakladı ayrıca bu, bu hem kendisinin hem de hanedanının anısına olacaktı.. Büyük bir dini mimari gerçekten de insanlara, inancın kalbinde ne olduğunu hissettirebilirdi. İnsanlar, Allah hakkında düşünürken, akıllarına görkem ve ihtişam gelir. Görkemli ve ihtişamlı bir yapı ise direkt olarak insanlara Allah'ın büyüklüğünü hatırlatır. Süleyman'ın baş mimarı, Sinan harika bir şekilde imparatorluğun mimarisini inşa etti. Sinan, kusursuz bir tarzla İslam mimarisine imza attı... 'Kubbeli Cami'. Kariyeri boyunca 50 yıllık bir sürede, 300'den fazla yapı inşa etti... Bunların içersinde, İslam'ın olağanüstü güzellikteki yapısının restorasyonu da dahildir. Kudüs'deki Kubbetu's Sahra. Sultan için, şüphesiz İstanbul'daki başyapıtı Süleymaniye Cami'sini yaptırmıştır. Ayrıca büyük bir mimari yetenek, yüksek bir mühendislik bilgisi ve mühendislik tecrübesi gerektirir. Süleymaniye gibi bir camiyi bitirmekle, şunu söylemiş olabilirler, "Evet, güç de bende para da." "Ben Sultan'ım, Ben, Kralların Kralıyım. Fakat bu binalarda ayrıca muazzam manevi ve dini değerler de vardı. Sadece imparatorluğun değil, inancın da simgeleri idi bunlar. Hz. Muhammed'in öğretilerinde, Büyük Camiler,içinde hastanenin, okulun ve kütüphanenin mevcut olduğu; sosyal hizmetlerin merkeziydi.



Osmanlılar şüphesiz, Avrupalıların hayal gücü üzerinde birçok etki bırakmışlardır. gerek hanedana, gerek politikaya dair Osmanlıların merasimleri ve görkemlerine karşın mütevazilikleri onları tanıyan, herhangi bir dünya vatandaşını bile etkilemiştir. Dünya'nın en büyük imparatorluklarından birini kurmuş olmaları, Avrupalı gözlemcilerin, kayıtsız kalamayıp Osmanlılara, derin bir saygı duymalarını sağlamıştır.Süleyman, halk içindeyken etrafındaki herkes, tümüyle sessizdir. Bir isteği olursa, başını veya elini hafifçe hareket ettirerek işaret ederdi. Bu durum muazzam derecede etkileyici bir görüntü olsa gerek. Sarayın avlusunda, 6000 ya da 7000 yeniçeriyi ya da diğer birlikleri, tek bir ses bile çıkarmadan görmek. Burada olan şey, bir hakimiyetin heybetli bir görünümüydü. Bu kadar gizemli, bu kadar ulaşılabilir ve neredeyse bu kadar tanrısal bir görüntü...(Kendim ya da herangi bir türkçe kaynaktan değil tamamen yabancı yapımı olan İslam Empire of Faith belgeseli çevirisinden alınmıştır, Avrupalılar'ın bile soyumuzu bizden çok övmekte olduğunu bu cümlelerde net bir şekilde görebilirsiniz.)

Zamanında cereyan eden mühim hadiselerden bazıları şunlardır:1522 senesinde Rodos'u aldı. Fransa KraIının yardım isteğini kabul ederek Alman İmparatoruna bir mektup yazdı ve Alman İmparatoru, Birinci François'i serbest bıraktı.1526'da Mohaç Muharebesi ile Macaristanı ortadan kaldırdı. Budapeşte'yi fethetti.1529'da Viyana'yı kuşattı. 1532'de Avusturya seferine çıktı. 1533'te Almanya ile anlaşma imzalandı. 1537'de Otranto fethedildi. Ancak, Venedik Savaşı sebebiyle daha sonra ordu Otranto'dan çekildi. 1543'de Estergon, İstoini ve Belgrad'ı fethetti. Barbaros kardeşler Akdeniz'de yenmedik donanma bırakmadılar ve Kuzey Afrika'yı alarak Osmanlı topraklarına bağladılar. Kırım Hanları, Moskova'ya kadar ilerlediler. Hint Okyanusu'na donanma gönderilerek oradaki Müslümanlara yardımlarda bulunuldu. Sudan ve Habeşistan'da fetihler yapıldı.1548'de Tebriz dördüncü defa alındı. Osmanlıların en büyüklerinden birisi olan Muhteşem Padişah 7 Eylül 1566 günü savaş meydanında iken ahiret âlemine irtihal etti. O anda Zigetvar kuşatmasını idare ediyordu.

"Ben, Allah'ın kölesi ve bu Dünya'nın efendisiyim." Süleyman fethettiği bir kaleye bu sözleri kazıtacaktı. ''Ben, Süleyman "adı, Mekke ve Medine hutbelerinde anılan. ''Bağdat'ta, Şah'ım. ''Bizans'ın Sezar'ı ''ve Mısır'ın, Sultan'ıyım.'' O, şüphesiz, gücünün zirvesindeydi, ve çok net bir şekilde, tüm rakiplerini gölgede bırakıyordu.

Vefatında 71 yaşını 4 ay 10 gün geçiyordu. 46 sene padişahlık yaptı. Sultan Süleyman Osmanlı Padişahları arasında en uzun süre tahtta kalan padişahtır. Kanuni Sultan Süleyman döneminde Osmanlı imparatorluğu en güçlü dönemini yaşamış ve Dünya'daki en etkili devlet olmuştur.
Yorumla ve görüşün değerlensin


EmoticonEmoticon

    Hayat bir an, o da bu an...
Notification
This is just an example, you can fill it later with your own note.
Done