Son Eklenenler

6 Şubat 2017 Pazartesi

Elementx Web Blog

İyilik yapmak zor bir şey değil.


​Modern yaşamın yoğunluğunda ihmal ettiğimiz kavram: iyilik. Oysa iyilik yapmak hepimiz için zor bir şey değil.


Birçoğumuz en son kime iyilik yaptığımızı hatırlamaz olduk. Belki de bu erdemli davranışın çarkları böylesine hızlı dönen bir dünyada çok fazla alıcısı yok. Ama daha da ilginci, bu eylemin giderek bir kötülük aracına dönüşmeye başladığıdır. Yanlış okumadınız.

Kötülük için iyilik yapmak. Mümkün bu. İyilik yaparken iki üç hamle sonra bu iyiliği bir hançer gibi kullanmayı hesaplayanlar olmadığını sanmayın sakın. Peki, nasıl olur da bu kadar soylu bir davranış kalbimizdeki balans ayarının bozukluğu sonucu bir ihanet eylemine dönüşür?

Önce eskilere gidelim… Bir akşam vakti Hz. İbrahim'in yaşadığı köyden geçen yaşlı bir yolcu, misafir olup geceyi geçirebileceği bir ev aradı. Hz. İbrahim'in kapısını çaldı ve kendisini misafir edip edemeyeceğini sordu. Yolcu seksen yaşındaydı ve o yaşına kadar hiç iman belirtisi göstermeden yaşamıştı. Hz. İbrahim ise kapısını çalan bu insanı Hak yoluna davet etmesinin peygamberliğinin gereği olduğunu düşünmekteydi.
"Bir şartım var!" dedi adama. "Senin Allah'a iman etmeni istiyorum. Kabul edersen misafirim olursun." Adam kızdı. Kabul etmedi ve akşamın son ışıkları altında köyün ufkuna doğru ilerledi. Tam o sırada Hz. İbrahim'e ilahi uyarı geldi.
"Ey İbrahim, biz o insana ömür verdik, mal verdik, evlatlar verdik, rızk verdik. Bunun karşılığında ona şart koşmadık. Ama sen kulum, ona bir gecelik misafirlik için iman etmeyi şart koştun."

Bu uyarıyla aklı başına gelen Hz. İbrahim hemen koşup adamı durdurdu ve evine çağırdı. Adam:
"Koştuğun şarttan neden vazgeçtin?" diye sordu.
Hz. İbrahim: 

"Allah bana hiçbir karşılık istemeden ve senin iyiliğin için olsa bile şart koşmadan iyilik yapmamı emretti." karşılığını verdi.
Bunun üzerine
"Seksen yıl bihaber yaşadığım, Allah'a şimdi iman ediyorum." dedi adam. 

Şimdi bana, "iyi de bu eski bir mesele, zaman değişti, günümüze gelelim" diye çıkışabilirsiniz. Peki! Olay geçen Ramazan'da İstanbul Bağcılar'da yaşandı. Bir grup insan bir araya gelip fakirlere maddi yardım götürmeye koyuldu. Bir gün karşılarına çok muhtaç yaşlı biri çıktı. Ona düzenli olarak 200 TL ödemeye başladılar. Aradan bir müddet geçmişti ki, yine böyle bir başka fakire rastlayıp ihtiyaçlarını sordular, yardım önerdiler. Adam reddetti:
"Bana her ay birisi 100 TL ödüyor zaten."
Bunun üzerine yardımsever dostlarımız
"Bizi bu zatla tanıştır da çabalarımızı birleştirelim." deyince, adam onları götürdü.
Karşılarına çıkan kişi, o her ay 200 TL ödedikleri yaşlı ve çok fakir adamdı. Dostlarımız şaşırdılar ve oracığa çöküp ağladılar. 

Evet, iyilik yürek işidir! Ve birçoğumuzun becerebileceği bir iş olduğuna inanıyorum. O yürek hepimizde yeterince var. Sadece kulak verelim ona! 

(Alıntıdır.)

Subscribe to this Blog via Email :